Market raflarında onlarca bal çeşidi görüyorsunuz: Çiçek, çam, kestane... Ancak gurmelerin ve şifa arayanların gözü hep daha yüksektedir. Kelimenin tam anlamıyla "yüksekte". Bugün, binlerce metre yükseklikteki temiz havada, yüzlerce çeşit kır çiçeğinden elde edilen Yayla Balı'nı mercek altına alıyoruz.
Yayla balı, arıların yüksek rakımlı (genellikle 1500 metre ve üzeri) bölgelerde, doğal ortamda kendiliğinden yetişen kır çiçeklerinden ve endemik bitkilerden topladığı nektarlarla ürettiği bir çiçek balı türüdür.
Onu diğerlerinden ayıran temel fark rakımdır. Yüksek rakım demek; sanayiden, egzoz dumanından ve tarımsal ilaçlamadan (pestisit) uzak, tertemiz bir doğa demektir.
Yayla balını özel kılan sadece temiz hava değildir. İşte onu "sıvı altın" yapan özellikler:
Gerçek bir yayla balını tadarken şu nüansları fark edebilirsiniz:
Önemli Not: Kristalleşme (Şekerlenme) Halk arasında yanlış bilinen bir gerçek vardır: "Şekerlenen bal sahtedir." Bu tamamen yanlıştır! Gerçek çiçek balları, özellikle de yayla balları, soğuk havalarda veya zamanla doğal olarak kristalize olur (donar). Bu, balın ısıl işlem görmediğini ve ham olduğunu gösteren bir kalite işaretidir.
Eğer balda sadece tatlılık değil, aynı zamanda karakter, aroma ve gerçek bir şifa arıyorsanız, tercihiniz kesinlikle Yayla Balı olmalıdır. Unutmayın, iyi bir bal sadece bir gıda değil, doğanın bize sunduğu en kompleks ve mucizevi karışımlardan biridir.

