Hani o pazar sabahları vardır... Mutfaktan kızarmış ekmek kokusu gelir, çay demini almıştır ve masanın tam ortasında, güneş ışığı vurduğunda pırıl pırıl parlayan o kavanoz durur: Bal.
Çocukluğumuzu hatırlayalım; boğazımız biraz gıcıklansa, anneannemiz hemen beliriverirdi: "Aç ağzını bakayım, bir kaşık bal, üzerine de ılık süt, sabaha hiçbir şeyin kalmaz!" Gerçekten de o yapışkan, tatlı şifa sanki sihirli bir değnek gibiydi.
Şimdi sıra bizde, biz ebeveyniz. Ancak o kavanozun kapağını açıp minik gurmemize uzatmadan önce, bu "doğa mucizesi" hakkında bilmemiz gereken çok kritik bir hikaye var. Gelin, balın çocuklarla olan serüvenine birlikte bakalım.
Biliyorum, bebeğiniz ek gıdaya geçtiğinde ona dünyanın en güzel tatlarını sunmak istiyorsunuz. "Doğal değil mi? Şekerden daha sağlıklı değil mi?" diye düşünebilirsiniz. Ama burada duralım.
Bal, 1 yaşından küçük bebekler için masum bir tatlı değil, görünmez bir risk taşıyıcısıdır. Balın içinde, biz yetişkinlerin ve büyük çocukların midesinin kolayca yok edebileceği, ancak bebeklerin henüz gelişmemiş sindirim sisteminin savaşamayacağı bir bakteri sporu bulunabilir (Clostridium botulinum).
Önemli Not: Bu sporlar, bebeklerde "Botulizm" adı verilen ciddi bir zehirlenmeye yol açabilir. Bu yüzden kuralımız çok net ve pazarlığa kapalı: 1 yaşından önce, balın tadına bakmak yok! (Emzik ucuna sürmek veya mamasına karıştırmak dahil.)
Bebeğiniz ilk yaşını doldurdu mu? Harika! Artık o "altın kapı" aralandı. Çocuğunuzun sindirim sistemi artık daha güçlü. Peki, balı hayatlarına nasıl dahil etmeliyiz?
Bal, sadece bir tatlandırıcı değil, aynı zamanda bir süper gıdadır. İşte o sihirli kavanozun çocuğunuza sunabilecekleri:
Bal şifalıdır ama unutmayalım ki özünde hala şekerdir. Çocuğumuz balı kaşıklayarak değil, bir "çeşni" olarak tüketmeli.
Fazlası, kan şekerinde ani dalgalanmalara ve iştah kapanmasına neden olabilir. Hedefimiz onları şeker bağımlısı yapmak değil, bağışıklıklarını desteklemek.
Markete girdiğinizde raflarda onlarca çeşit bal var. Hikayemizin mutlu sonla bitmesi için "doğru balı" seçmek zorundayız.
Çocuğunuza ilk kez bal verecekseniz, diğer tüm yeni gıdalarda olduğu gibi "3 gün kuralını" uygulayın. Küçük bir miktar verin ve alerjik bir reaksiyon (döküntü, kaşıntı vb.) olup olmadığını gözlemleyin. Polen alerjisi olan çocuklarda bal hassasiyeti olabilir.
Özetle: 1 yaşına kadar sabrediyoruz, sonrasında ise bu mucizevi gıdayı kararında ve keyifle sofralarımıza davet ediyoruz.
Sağlıklı, bal gibi tatlı günler dilerim! 🐝

